depolama için icloud aboneliğim var ama onun mail hizmetini kullanmıyorum, araştırmadım da hiç.
depolama için icloud aboneliğim var ama onun mail hizmetini kullanmıyorum, araştırmadım da hiç.
proton/ tutanoka ya da başka güvenli (ve gerekirse ücretli) eposta hizmeti kullanıyor musunuz? gmail verilerimi kullanmasın diye akıllı özelliklerini kapatınca karmakarışık bir hal aldı.
gırgır'dan öğrenmiştim bu ismi :). bir de deli dilaver var.
www.tumblr.com/karikatur-du...
subtle yet very expressive. love it.
a yok, ben doğru bilgiye yanlış demedim hiç ama. söylediğinden emin misin, kanıt göster diyorum bıktırana kadar. ya da nasıl bu kadar emin olabiliyorsun diye soruyorum. (ki bu ikincisini benzer söylemlerde bulunan insanlara çekinmeden sorma alışkanlığı da edindim sayesinde).
haha, ben de yapıyorum bunu bazen :)
hem çok heyecanlı bir dönem hem de korkutucu. iyi ki bilimkurgu var.
yz’den uzak durmak gibi bir seçeneğimiz yok zaten. hastalanmak istemiyorsanız evden çıkmayın demek gibi bir şey bu. bilgisayarı olmayan biri bile yanlış bilgilerin etkisi altında kalabilir (hatta bilgiye ulaşımı kendi kontrolünde değilse daha fazla risk altında bile olabilir)
yz ve insanların bilişsel evrimine etkisi üzerine sağlam yazılar varsa okumak isterim.
uzak durmak da korumuyor. llm’leri doğrudan kullanmaya gerek yok, güvenilir kişiler/kurumlar tarafından bilgi doğrulama sürecinden geçirilmiş basılı metinler dışında edindiğimiz her bilgiyi sorgulamak zorundayız.
yapay zeka teknolojisi çocuk gibi, bağışıklığı gelişmemiş ve manipülasyona çok açık. aşılarımızı ihmal etmeyelim:
A cartoon by Sam Gross. See all the funny drawings from this week’s issue: newyorkermag.visitlink.me/5UD3p6
#NewYorkerCartoons
başka ürünlerinizi de merak ediyordum aslında. zeytinyağı bu ara akhisar diye gidiyor bende. anneannemin memleketi olduğu için bünye çekiyor herhalde:) şu acılı yağı deneyeyim, ben kısık ateşte çeviriyorum bazı baharatları ama saklamalık acı yağ denemedim hiç. toz biber değil ama, değil mi?
oo acılı zeytinyağı. bu arada ürünleriniz için sipariş siteniz /kanalınız var mı?
of, denemek isterim ama ilkyardım çantasına süt/dondurma koyarak :)
reflü yüzünden yiyememiştim uzun bir süredir. biber de lazımmış bana meğer.
ya ben mi adapte oldum yoksa biberler mi bilmiyorum ama çok güzel bir acısı var, patlayan şekerler gibi ağzımda havai fişekler patlatıyor, silkinip kendime gelmeme neden oluyor. öyle göz yaşartıcı falan da değil, festival gibi bir şey.
acısso dediğim tabasco bu arada, dilim acıssoya alışmış.
acısso yetmiyor, ama samandağ acısından öteye de gitmek istemem. samandağ = goldilocks bölgesi.
samandağ biberi! özlemişim, umarım yerinde rahat eder.
gündemde erkek şiddeti gören 3 Fatmanur var. sadece 1 tanesi sağ kalmış.
şu sıra nükleer yıkım sonrası bir dünyada geçen bir roman üzerine çalışıyorum. çevirinin ilk aşamasını korona döneminde tamamlamıştım. aradan onca süre geçtikten sonra 2. aşama da böyle bir döneme denk geldi. tüyler diken.
ve ben ateist olmama rağmen başörtüsü takan kadınları çok iyi anlıyorum artık.
birkaç sene önce bir defter kapağında görüp vurulmuştum bu resme, ama sanatçının kim olduğunu bulamamıştım. resmin adıyla uyumlu bir süreçten geçiyordum. bugün karşıma çıkan resim ise şu: "grandfather sun"
"contemplation medicine" , Leah Dorion
www.leahdorion.ca/gallery_2004...
gözlerim ağrıdı ayar yaparken ama ben de sevdim :)
bir de sinir sistemi düzenleme ile ilgili şu siteyi önermişti takip ettiğim bültenlerden biri. henüz pek incelemedim ama bulunsun diye ekliyorum.
renk hatırlama oyunu buldum. eşleştirme kısmı zormuş
dialed.gg?c=CUMNQJ
ama empatinin de telepatiye benzer bir yanı var galiba.
bizi ya telepati kurtaracak, ya da empati.