“@grok, bu yazı ne anlatıyor?”
Hemen her konudaki temel başvuru kaynağımıza dönüşen sosyal ağlarda eğriyle doğruyu ayırt etme sorumluluğu organik zekalardan, yapay zekalara devroldu. Ürpertici bir bedel riskiyle. www.mserdark.com/grok-bu-yazi...
“@grok, bu yazı ne anlatıyor?”
Hemen her konudaki temel başvuru kaynağımıza dönüşen sosyal ağlarda eğriyle doğruyu ayırt etme sorumluluğu organik zekalardan, yapay zekalara devroldu. Ürpertici bir bedel riskiyle. www.mserdark.com/grok-bu-yazi...
On sene önce bugün yazmışım.
O romandaki hayali gerçek yapacağız bir gün.
Halk ozanı kime denir sorusunun günümüzdeki en güzel yanıtlarından birisi Mabel Matiz’dir.
Devrin geçer akçesi bireysel zarar görmeden, stratejik ve zeki davranmak. Ve bu davranış biçiminin hiçbir toplumsal getirisi yok hatta zararı var.
Bilgili, tutkulu, emekçi, gayretli, dürüst ve cesur insanlar… İyi ki varsınız.
CHP’ye kayyum da atarlar, yasadışı da ilan ederler, kapatırlar da. DEM geleneğinin partileri bombalandı, tarandı, sayısız kez kapatıldı. Alfabenin harfleri bitti, aynı harfleri dört tur döndürüp yeni isim buldular. Konu onların ne yapacağı değil, sizin nasıl karşılayacağınız.
Elbette suyu bulandırma özellikleri var ama şu gündemde sorunun kaynağını Perinçekçi, Özdağcı gibi marjinal gruplarda gören her görüşe mesafelenirim. Orman yanarken, ağacı kemiren kurtla mücadele etmenin ne anlamı ne faydası olur.
1970’lerin devrimci önderlerinin ölüme korkmadan gitmesi; devrimciliği seçen dönemin gençlerinde korkuyu adeta yok etmişti. Şimdi Kozağaçlı’nın, Demirtaş’ın, İmamoğlu’nun içeriden dışarıya verdiği cesaret mesajları da çok dönüştürücü. Gençleri artık hapis korkutmuyor.
Yıllarca bir avuç marjinal, radikal solcu, Kürtçü, etnikçi, LGBT'ci diye etiketleyip, küçümsemeye çalıştığınız ideolojinin temsilcisi Sırrı Süreyya Önder'in memleketin en kapsayıcı paydası olduğunu gördük ya. Bu da size dert olsun.
Baroya kayyum atar, Taksim’i yerle bir eder, Kozağaçlı’yı tutuklar, devrimci sloganları yasaklarsınız. Sonra bir gece yarısı tümü buluşur. Taksim’de baro önünde Selçuk Kozağaçlı’yı devrimci sloganlar karşılar. Ne kadar kurutmaya çalışırsanız çalışın yaşam illa ki geri filizlenir.
Ülkece her gün depresyon üstüne kolektif depresyon çıkmaya devam. Motorları maviliğe sürmek, güzel bir geleceğe güvenmek hoş umutlar ama böylesi bir iyimserlik için de elimizde yeterince done yok.
İçeride o kadar çok sayıda değerli insan var ki Selçuk Kozağaçlı bir anda random tahliye olabiliyor.
Sırrı Süreyya Önder defalarca bizim vicdanımız, kalbimiz oldu. Şimdi umuyorum bu badireyi de atlatacak. Acil şifalar dilerim.
Cehennem anlaşılmamaktır.
Önsezilerinize güvenin. Onlar milyonlarca yıllık evrimimizde damıtılmış iç sinyaller. Birisi size güvenilmez geliyorsa, çok büyük ihtimal öyledir.
Kadıköy Anadolu Lisesi önünde mezunlar ve içeride öğrenciler “Maarif Susmadı Susmayacak” sloganlarıyla okul üzerindeki baskıları protesto ediyor. Ben de Kadıköy’de yaşayan bir Bornova Anadolu Lisesi mezunu olarak kardeş okulumuzun haklı taleplerinin yanındayım. 🕊️☘️
Söz ile eylem, düşünce ile hareket özünde birbirini destekler, besler, dengeler. Toplumların tarihi bize bunu öğretti. Modern çağın sunduğu söz ve düşünce hürriyeti, eylem ve hareketi beraberinde getirir diye umduk. Oysa, lafın fazlası bırakın hareketi beslemeyi, atalet getirdi.
Yankı Yazgan’ı dinlerken her zaman büyük bir mutluluk ve güç hissediyorum.
Bekir Ağırdır:
“Bu ülke 100 yıl önce yola çıktığında örnek alabileceği bir muasır medeniyet modeli vardı. Şimdi muasır medeniyetler bir krizde. Türkiye bu yolculuğun sonunda muasır medeniyetlere ruh üfleyen bir konumda da olmaması için hiçbir sebep yok.”
Bekir Ağırdır’dan çok değerli bir araştırma sonucu dinliyoruz. Güncel sosyolojik kümeleri anlatıyor. Sokaklardaki “Metropolün Karamsar Gençlerinin” umutsuzluğu çok büyük. Neredeyse hiçbirisi ülkenin iyiye gittiğini ve gideceğini düşünmüyor. İtirazlarının kökeni çok derin.
Sentezci çıktık.
Şu şekil gözyaşlarımı tutamıyorum.
“Önemli biri olduğumuza, değerli biri olduğumuza, dikkate değer biri olduğumuza tüm içtenliğimizle inanmalı, bu saygınlık ve önem hissini gündelik hayatta nereye gidersek gidelim korumalıyız.”
Martin Luther King
— Colson Whitehead, Nickel Çocukları
Artık her nefesimizi akılcı alacağımız, her adımı dikkatli atacağımız bir dönemdeyiz. Değerlerimizi onlardan yoksun kalmadan farketmeliyiz. Birbirimize, güzel insanlarımıza vakitlice sahip çıkmalıyız. Tek birimiz dahi yalnız yürümemeli.
Baykal ve Kılıçdaroğlu bir ülkenin umudunu yok etmiş iki tipleme. Asla affetmeyeceğim.
“Biz bu ülkeye güzel şeyler kazandırmaya çalışan bu ülkenin gariban çocuklarıyız. Biz Anadolu çocuklarıyız.”
Seni seviyorum Mahir Polat.
@mhrplt.bsky.social
Acaba bu manifestodaki en önemli maddeleri, ana fikirleri bir de büyük puntolu, renkli metinlerle mi yayınlasanız?
Hiçbir mücadele karşılıksız kalmıyor. Mahir Polat’ın sağlık durumu için milyonlar gayret etti, ve cezaevi koşullarından kurtulması sağlandı. Bundan sonrası için de yeter ki ısrarlı, inatçı, dayanışmacı pozisyondan taviz vermeyelim.
Şişenin dibinde kalmıştır biraz, dur bakayım.
Teşekkür ederim paşam bunu düşünemedim gerçekten:) Neyse bu seferlik böyle de güzel.