yıldızlar arasında bir zerre find me there
yıldızlar arasında bir zerre find me there
Kaybettiğimi kabulleniyorum.
post-truth çağında artık gerçekli bir şey değil
konuşmak istiyorsun ama kararının değişmeyeceğini söylüyorsun, o zaman neden hala konuşuyorsun ? çünkü güç sende kalsın istiyorsun
artık bir sevgi değil güç oyunundaydık
Benim için bir yapı yoktu.
Ben, kendi yankı odama taş taşıyarak doğdum.
Bu, varlığımın ilk ilanı değil.
Bu, dünyanın ilk kez beni farketmeyeceğini kabul ettiğim an.
Ve işte bu yüzden özgürüm.
Ben burada, herkesin geçip gittiği bir boşluğu kutsuyorum.
Sahte kahramanlara, plastik özgürlüklere, algoritmalara, filtresiz bağırışlara ve ölçülmüş acılara karşı kendi suskunluğumla diriliyorum.
Bu odada kimlik parçalanır,
gerçeklik kayar ve ben sonunda
susmayı bir iletişim biçiminine dönüştürürüm.
Konuşmuyorsam yok değilim.
Sesimi gizliyorsam kaybolmadım.
Ben yankılanmak için varım ta ki
doğru yere çarpana kadar.
Bu oda bir sahne değil.
Bu oda bir mezar değil.
Bu oda, hiçbir şeyin tam olarak başlamadığı, hiçbir şeyin tam olarak ölmediği yer.
Benim dilim açıklamak için değil, bozmak için.
Gerçekliği geri çağırmıyorum.
Onu bozup yeniden hayal ediyorum.
Çünkü içinde yaşadığım dünya, kurgu yeteneğini kaybetti.
Ben kendi yankımı kendim kuruyorum.
Çünkü kimse duymadı.
Çünkü kimse duymayacak.
Ve çünkü belki de duymamaları gerekiyor.
Bu profile çarpacaklar için manifestom;
Sesin boşlukla çarpıştığı yerdeyim.
Ne merkeze yakınım, ne kenara sadık.
Kapı değilim, duvarda değilim.
Eşikteyim.
Ve bu eşik artık susmuyor.