Cuma başlıyoruz, 10 haftada Gramsci'ye Giriş, edebiyat ve sinema aracılığıyla. Kayıtlar devam ediyor.
www.umagkitap.com/gramsci-kult...
Cuma başlıyoruz, 10 haftada Gramsci'ye Giriş, edebiyat ve sinema aracılığıyla. Kayıtlar devam ediyor.
www.umagkitap.com/gramsci-kult...
İyi pazarlar.
Bugün Gazete Pencere'de yer alan söyleşim.
Edebiyat, kültür, siyaset ilişkisi. Gelecek zaman vurgusu.
Bu çağı neden distopik olmaktan çok "felaket/kıyamet sonrası" ile ilişkili görüyorum? @gazetepencere.bsky.social
Teşekkürler Eda Köprü Yılmayan.
www.gazetepencere.com/yazarlar/oku...
🌞 HAZİRAN KAMPANYASI: YAZ GÜNLERİ İÇİN METİS EDEBİYAT 🌿
#MetisEdebiyat dizisinden 25 kitaplık özel bir seçki hazırladık.
Edebiyatın gücüne yaz boyunca eşlik etmek isteyen herkesi bu kampanyaya bekliyoruz.
Listedeki kitapları görmek için: www.metiskitap.com/sales/campaigns/10020
Kullara minnet eylemeyen, hak ve hakikat yolundan sapmayan tüm iyi insanlara mutlu, huzurlu bir bayram dilerim.
Gramsci'nin böyle bir sözü yok. Aksine, hapishanedeyken kültürel hegemonya üzerine ilk tezlerini faşizmin kitle desteği/rızası kazanmasının kültürel nedenleri üzerinden geliştirir. Bu açıdan bir yenilgi muhasebesi ve geleceği kazanmak isteyenlere de zafer reçetesidir.
Çok iyi yazı. Lütfü Bey'in anısına saygıyla.
Yıllarca bu evin bulunduğu mahallede yaşadım ve zaman makinesi yok henüz. Beni şu fotoğrafa bırakın.
A'dan Z'ye kadar yol haritası vardı muhalefetin. Harfler gün gün gelen operasyon dalga sayıları karşısında silikleşti sanki.
Umalım ki sayılar değil yazılar kazansın.
Dikkatli gözler fotoğrafta Gramsci'yi seçecektir hemen.
27 Nisan 1937'de öldüğünde 46 yaşındaydı Antonio Gramsci. Bugün ölüm yıldönümü. Roma'daki Fondazione Gramsci'nin fotoğraf arşivinden buldum bu güzel fotoğrafı. Etkisi büyük, fikri canlı. Ölümlü olan bedenler sadece. #AntonioGramsci
Önce devlet planlama, sonra şehir planlama... Tasfiye programının iç içe geçmiş otoriter ve özel çıkarcı özü ikisini adım adım hedefe koydu. Yenilenmiş Kamuculuk her iki eksende yenilenmiş bir Planlama ile, kurumları, öncüleri, bugün dimdik durup bedel ödeyen kadrolarıyla gelecek. Yakındır.
A very good article: "In the 90s, the medium and small entrepreneurs of the global factory created by neoliberal globalization along supply chains in Anatolia built their political apparatus and provided the ideological depth to define themselves as the essence of the nation. The historical bloc they established dragged the workers they went to the mosque with after them."
I have 2 objections to the article: -In our country, populism developed under the influence of peasant-nationalist Narodnik intellectuals and movements rather than classical Western populism. People-ism distinction is appropriate. - Popularism in Turkey, including the 1921 Constitutional program, was born as "democratism", in Akçura's words, that is, popular sovereignty. +++
+ And therefore it cannot be reduced to solidarism, but of course, as the ideology of the French 3rd Republic, solidarism also contains progressive elements of solidarism. The basic contrast is to bring the people to the same level against the privileged. Classism was developed on this basis with the socialism of the 60s. In short, Turkish Populism as a political and social program was born as an early synthesis of Western political revolutionism and Eastern social revolutionism, and conditions developed it. For this reason, I also do not find it right to express it as pure populism.
What would you prefer to call the Turkish version? Populism or people'ism? Valuable comments by @denizyildirim79.bsky.social 👇
x.com/denizyildiri...
www.evrensel.net/haber/550623...
İstibdat karşıtı siyaset bir sosyal koalisyon dayatıyor. Geçinemeyen çiftçi, geleceksiz öğrenci, işçileşen beyaz yaka, yoksul emekli, tüketim gücünü keşfeden orta sınıflar...
Görülüyor, sermaye yine sessiz. İşarettir: Cumhuriyet'in demokratik kurtuluşunu Halkçı program getirecek.
Er ya da geç Hatay'a, Hataylılara karşı görevlerimi yerine getireceğim.
+ Sözünü ettiğim yazı: www.k24kitap.org/xx-yuzyilda-... @k24kitap.bsky.social
Çok sevdiğim Sandor Marai üzerine dilimizdeki en güzel yazıyı Ömer F. Oyal yazmıştı.
Sonra baktım ki Ömer Bey de benim gibi tam teşekküllü bir Orta Avrupa edebiyatı tutkunu, eserlerine yöneldim.
Buradan devam şimdi. +
Yıllardır bütün politik mücadele, tarihsel aktörler arasında, geçmişin nasıl imâl edileceği üzerinden yürüdü. Tarihin ve geleneğin yeniden icadı mücadelesiydi.
Önce üniversite, şimdi lise öğrencileri mücadele zamanını büktü. Kaygı ve itiraz artık gelecek, geleceksizleşme üzerine.
Dünyanın kaç demokratik ülkesinde gündemin en sıradan maddesi "serbest bırakılsın" talebidir acaba?
Bu bile memlekette gözaltı ya da tutuklama tedbirinin ne denli keyfi hâle geldiğinin göstergesi aslında.
O zaman bugün: Timur Soykan da Murat Ağırel de gazetecidir, serbest bırakın.
Tahliye edilen Mahir Polat'tan ilk açıklama: "Çok yorgunum, dinlenmem lazım. Herkesi çok seviyorum. Bu memleketin vicdanı bitmemiş. Kalpten bu toprakların insanını hem seviyorum hem çok güveniyorum"
www.birgun.net/haber/saglik...
Mahir Polat gecikmeli de olsa ev hapsiyle tahliye edildi.
Bu karar Polat'ın sağlık sorununu kamuoyu gündeminde temel insani bir mesele olarak ısrarla tutmamız sonucunda geldi.
Belki de bu sayede hayati riski ortadan kaldırıldı.
Demek ki demokratik kamuoyu, kelimenin gerçek anlamıyla HAYATİ önemde.
"Dünya, yeni bir döneme giriyor. Bu dönemde, ülkelerin ve dünyanın geleceğini demokrasinin yanında mı yoksa karşısında mı yer alacakları belirleyecek. Mücadele, halk ile oligarklar; demokrasi ile tek adam rejimleri arasında yaşanacak." www.nefes.com.tr/imamoglundan...
Şu seviyede esansiyel tetiklenmiş yüksek tansiyonun yarattığı hayati riskleri sadece yaşayan bilir.
Mahir Polat'ın derhal serbest bırakılması gerekiyor.
X'i (twitter) satın alan tekno faşizan isim ABD'de Trump merkezli yeni faşizmin destekçisi olduğunda/görev aldığında değil, bizdeki sansür ve baskı mekanizmasına destek verdiği zaman asıl bu platforma hızlı göç başladı.
"Eşitsiz ve Bileşik Gelişme Yasası" nasıl işliyor; anlaşılır, güzel örneği.
Romanı basılmadan görme şansım oldu. Ahmet Büke sağ olsun. Yine Gramsci teorisini edebiyat ve ona içkin pratik aracılığıyla anlatmak için büyük imkân sunuyor. Bu kez verdiği pas "National Popular", "Ulusal Halkçı" iradenin inşası kapsamında. Deli İbram Divanı sonrası merakla okuyacağız.
CHP kurultayı
Ekrem İmamoğlu için ayrılan koltuk
Veritabanlarına erişimi olan arkadaşlar, muhtelif kanallardan epey arasam da bulamadım. İndirebilen olursa şu makaleyi, çok sevinirim:
"The Writer as Political Actor in Czechoslovak Society: A Historical Perspective"
Kaplan, Frank L, East European Quarterly, Vol. 7, Iss. 2, (Summer 1973)
Edward Said, Oryantalizm. Yeni baskıya kapak önerisi @metisyayinlari.bsky.social
Şaka bir yana, kitle hareketini mistikleştirme, gizemlileştirme, şahsileştirme adına ikon buldu Batı medyası. Kundera'nın gelişini yerdiği kitsch her yerde.
Kişiselleşmiş iktidara halk itirazının simgesi bu değil. +
Türkiye'nin anayasasızlaştırılma sürecinde simgedir: Anayasa ve AYM kararı uygulanmayarak bir AVUKATIN, milletvekili Can Atalay'ın ve onun şahsında tüm yurttaşların hakkı çiğnendi. Can Atalay unutturulmasın, onun gibi demokrasiye, adalete inanan tüm avukatların günü kutlu olsun.
cüppesini iliklemeyen, meslek ilkelerinden taviz vermeyen, üstünlerin hukukunu değil hukukun üstünlüğünü savunan tüm avukatların günü kutlu olsun.
Mersin'deyseniz kaçmasın. Dayanışma deneyimlerini daha çok konuşmamız gerekiyor.