Gün bir kere daha gösterdi ki
ya SOSYALİZM ya barbarlık
Gün bir kere daha gösterdi ki
ya SOSYALİZM ya barbarlık
Surda bir gedik açmak.
Dünyayı sermaye hırsı değil emek vicdanı yönetse; çocuklar bombalarla değil umutla uyanırdı.
Sınırlar kanla değil dayanışmayla çizilirdi.
Sol bir hayal değil; savaşsız bir sabahın adıdır. ✊
Bir solcu, rüzgâra göre yön değiştirmez.
Bugün İspanya’nın dünyaya gösterdiği şey tam da bu Barış mümkün, onur mümkün, halktan yana siyaset mümkün.onurlu bir duruşun resmini dünyaya gösterdi
Sosyalistler İspanya da kapitalizme meydan okudular.
Barışı savunan her irade değerlidir. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in diplomasi vurgusunu önemsiyorum.
Bizim tarafımız net: Savaşa hayır, halklara özgürlük.
Ben ne mollaların baskıcı rejiminin yanındayım ne de Amerika–İsrail emperyalizminin savaş siyasetinin.
Halklar ölürken güç gösterisi yapan herkes karşımdadır. İ
Bu savaşların kazananı yok, bedelini hep yoksullar ödüyor.
Ve bu görevi yerine getiremeyen liderlerin başarısızlıklarını savaş dumanıyla örtbas etmeleri ve bu süreçte birkaç kişinin cebini doldurmaları kesinlikle kabul edilemez.
İspanya bu felakete, savaşa karşıdır ve pozisyonunu değiştirmeyecektir. Çünkü biz hükümetlerin insanların yaşamlarını iyileştirmek, sorunlara çözüm üretmek için var olduklarını, insanların yaşamlarını daha da kötüleştirmek için değil, anlıyoruz.
Irak Savaşı, cihatçı terörizmde ciddi bir artışa, Doğu Akdeniz'de büyük bir göç krizine ve genel olarak enerji fiyatlarında artışa yol açtı
Bir yasa dışılığa başka bir yasa dışılıkla karşılık veriseniz insanlığın büyük felaketleri işte böyle başlar.
O zamanlar da, bu savaşın Saddam Hüseyin'in kitle imha silahlarını ortadan kaldırmak olduğunu iddia etmişlerdi ve demokrasiyi getirmek için saldırı yapıldığı söyleniyordu.
Ancak gerçekte kıtamızın Berlin Duvarı'nın yıkılmasından bu yana yaşadığı en büyük güvensizlik dalgasını tetikledi.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez:
23 yıl önce, bir başka ABD yönetimi bizi Orta Doğu'da bir savaşa sürükledi.
Bir yasa dışılığa başka bir yasa dışılıkla karşılık veriseniz insanlığın büyük felaketleri işte böyle başlar. İspanya bu felakete, savaşa karşıdır ve pozisyonunu değiştirmeyecektir.
Ancak gerçekte kıtamızın Berlin Duvarı'nın yıkılmasından bu yana yaşadığı en büyük güvensizlik dalgasını tetikledi.
Irak Savaşı, cihatçı terörizmde ciddi bir artışa, Doğu Akdeniz'de büyük bir göç krizine ve genel olarak enerji fiyatlarında artışa yol açtı
Uysal bir direniş seziyorum
İdealize edilmiş bir figüre zihinsel tutunma
Yapmadığım şeylere utanmakla geçiyor günler.
Emperyalizme karşı #Venezuela halkının yanındayız.
Samimiyet, tutarlılık, kendiyle çelüşmeme,kendini bilme hali...
Bence güzellik acıya rağmen bozulmamış bir özdür.
İnsan eksikden yapılmıştır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır...
Sezai Karakoç
1933
Öküz cekeceği yükü değil torbasına konulacak yemi düşünür onun için öküzdür
Zamanla insanlar kendi fikirlerini değil, toplumun onlara dayattığı duyguları savunmaya başladılar. Bu da bireyin hem kendinden hem de hakikatten uzaklaşmasına yol açtı.
Psikolojik olaraksa bu durum, bireyde bir tür öğrenilmiş çaresizlik yarattı. İnsan, eleştirel düşünmenin tehlikeli olduğunu, sessiz kalmanın ise güvenli olduğunu içselleştirdi. Milliyetçilik duygusu, kolektif bir kimliğe sığınma ihtiyacını karşılarken, bireysel düşünme yetisini bastırdı.
Farklı düşünen ya da eleştiren kişi, toplum dışına itilen hain ya da yabancı ilan edildi. Bu dışlama mekanizması, kolektif bir kimlik duygusu üzerinden bir tür psikolojik güvenlik alanı yarattı biz ve onlar ayrımıyla bireyin aidiyet ihtiyacı sömürüldü.
Gramsci’nin (rızanın inşası)dediği şeyle benzerlik taşır. Egemen ideoloji, eğitimden medyaya kadar her alanda yeniden üretilerek kitlelerin zihinlerine işlendi. İnsanlar kendilerini özgür sanırken aslında belirli bir düşünme biçiminin sınırları içine hapsedildiler.
İnsanlara düşünmeyi değil, hissetmeyi sorgulamayı değil, itaat etmeyi öğrettiler. Böylece milliyetçilik, bireyin aklını değil, duygularını yöneten bir ideoloji haline geldi Böylece milliyetçilik, bireyin aklını değil, duygularını yöneten bir ideoloji haline geldi
Ülkemde milliyetçilik adı altında halkı cahil bıraktılar çünkü bilgiyle güçlenmiş bireylerden değil, yönlendirilebilir kitlelerden korktular. Milliyetçilik, bir toplumsal kimlik bilincinden çok, duygusal bir manipülasyon aracına dönüştürüldü.