Arap konusunu Gazze’den gelecekler diye yorumladım.
Arap konusunu Gazze’den gelecekler diye yorumladım.
Yaşamanın ne güzel bir şey olduğunu hatırlatan müthiş bir gün yine…
İmamoğlu’nun hesabına erişim engeli getirilmesine karşın yapılması gereken basit, CHP resmi hesabını İmamoğlu’na tahsis edip, bunu duyurmalıdır. @chpresmi.bsky.social
Normal şartlar altında (vicdanen) yasaların çizdiği çerçevede, suç teşkil eden bir içerik var ise, sadece o içeriğe erişim engeli getirilmelidir. Hesaba, siteye, internete tamamen erişim engeli getirmek, anayasa tarafından belirlenen hem ifade, hem de haber ve fikir alma özgürlüğüne engeldir.
İstatistiki olarak erkekler, erkekler tarafından, kadınların öldürüldüğünden daha çok öldürülüyor. Bu anlamda sorun genel şiddet olarak görülebilir.
Ancak, arada şu fark var, kadın cinayetleri büyük oranda ‘namus’ temelli. Yani kadının, erkeğe ait olması gibi sapkın bir ruh halinden kaynaklanıyor.
Bizim bitkileri yetiştirdiğimiz gibi, bitkilerin de bizi yetiştiriyor olması fikri ürkütücü.
Olgunlaşıp parçalanana kadar bize oksijen veriyorlar, sonra da bizi tüketiyorlar.
CHP Lideri Özgür Özel: "Sayın Cumhurbaşkanı'nın açtığı bir telefon bir değer taşıyor. Ben geçmiş olsun telefonunu dikkate alıp 'telef' sözünün geri alındığını düşünüyorum."
Dalga geçiyorlar bizle, başka bir şey değil bu…
Toplum öyle bir hale geldi ki, birisini durduğun pozisyona göre ya sevmelisin ya da nefret etmelisin. Birisi ya doğrudur ya da yanlış, ortası yok. Her şey siyah-beyaz gibi.
Oysa gerçekler genellikle gri alanlarda saklıdır. İnsanlar, durumlar ve fikirler karmaşıktır.
23 yılda neler neler öğrendik.
Ama en çok, bağımsız olması gereken kurumların ne kadar hayati oldukları oldu:
Yargı susunca, adalet kaybolur.
Üniversite susturulunca, düşünce biter.
Medya yandaş olunca, gerçek buharlaşır.
Merkez Bankası bağımlı olunca, ekmek küçülür.
Normal şartlar altında, evrenin uçsuz bucaksızlığı karşısında varlığımız neredeyse yok hükmündedir; fakat bilinç, bu yokluğun içinde kendi anlamını var eder ve bizi, içsel sahnemizin başrolüne yerleştirir. Sorun bu iç sahnenin, dışarıya olan tezahüründe yaşanıyor genelde.
Tabuları yıkmak, insanı kendi içine açılan bir kapıdan geçirir. Korkularıyla yüzleştikten sonra, kapının arkasındaki Özgürlüğe ulaşır; ardından gelen dinginlik, ruhu hafifletir. Ve sonunda huzur, sessizce yerini alır.
Kafalar karışık: MHP genel başkanı da çok üzülmüş, aydın solcular da, Apo da, CHP genel başkanı da…
Atatürk’ü ve Cumhuriyetin kuruluş dönemini sert şekilde eleştirdiği de olmuştu, ‘yüzyılın gördüğü en büyük deha’ dediği de. Merhumun da kafası karışıktı belki de… Hangimizin değil ki?
Çakar verselermiş bari…
Bu karşı partilerin milletvekilleri sosyal medyada, ekran önünde falan birbirlerine demediklerini bırakmıyorlar ya, meclis koridorlarında kol kola girip, şakalaşıp, çay falan içiyorlar.
‘CHP’li Bakan’ yazısını görünce saniyenin binde biri kadar bir süre mutluluk hissi oldu. Sonra B harfinin büyük yazıldığını farkettim…Yazık ya bize…
Youtube: Award winning short movies. Omeleto, Alter, Dust serileri. Sıkmaz, üzmez, yormaz…
Yumurtadan sonradan çıkan 2 yavruyu gagasının arasında sıkıştırıp, uzun uğraşlar sonunda yuvadan aşağı atacak bizim Yaren, biliyorsunuz değil mi? 😒
CHP’nin iletişim işlerine kim bakıyor bilmem ama inanılmaz kötü örneklere rastlıyorum. ‘Yolumuz uzun Gençliğimiz var’ bunlardan birisi. Milletin vaktinin, enerjisinin, sabrının kalmadığı yerde, uzunca bir yoldan ve gençlikten bahsetmek…Ne uzun yolu arkadaş! Daha ne kadar yürünecek o yol?
İzin hakkı temel bir insan ihtiyacıdır ve yasa ile herkes için eşit güvence altına alınmalıdır. Bu hak, işe başlanılan gün itibarıyla kazanılmalı, bir yıl beklenmemelidir. Hizmet süresine göre değişmemeli, tüm çalışanlar için eşit ve yılda en az 30 gün olmalıdır.
Karşı taraf da Türk ise?
Normal şartlar altında, bir lider çıkıp konuştuğunda milletin kafasında ışık falan yanması lazım. ‘Ya evet hiç düşünmemiştik, bu açıdan bakmamıştık, bu daha adil , bilimsel veya insancıl’ gibi falan. Bizde liderlik tribündeki amigoluk seviyesinde. Kim daha çok coşturursa o en iyi lider oluyor.
Ayşe Barım kimdir, ne yapar bilmem. Apo’nun 25 yıl ceza çektikten sonra, serbest bırakılmasının konuşulduğu yerde, 30 yıl ceza çekmesi isteniyorsa, ancak ve ancak cehennemden çıkmış bir zebani olması gerekir. Mecazi değil yani bildiğin, elinde tırmığı, kuyruğu, boynuzu falan olması lazım…
Toplum mazlumu, ezileni destekler diye bir algı var. Toplumun bir kesimi için bu doğru, ama o kesim zaten muhalefeti destekleyen kesim. Büyük yoksul kesim, mazlumu değil güçlüyü destekliyor. Bu kesime ulaşmak için yoksulluğunun, kaderi olmadığını, insan eliyle üretildiğini anlatmak lazım.
Söyledikleri güzel, bir şey dışında: ‘İmamoğlu’nu çıkarmak için Anayasayı değiştiririz’. Güzeli; ‘Tarafsız yargının tesis edildiğinden emin olduktan sonra, İBB dosyası tekrar değerlendirilir’ olmalıydı.Anayasayı kişisel meseleler için değiştirirsen, kuvvetler ayrılığından bahsedemezsin.Farkın kalmaz
Ünlü bal markasının balı sahte çıkmış galiba, markanın kendisi değil.
Biri diyor ki; ‘Para dolu valiz vardı’. Diğeri de ‘Para değil, sinyal kesici vardı’ diyor. Kimse de demiyor ki ‘Bu adam yanında niye sinyal kesici taşıma gereği duydu’. İki yönlü soru: 1- Bu adam neden dinlendiğini düşündü. 2- Dinlense bile neden konuştuğunu saklama ihtiyacı duydu.
Özgür Özel’in hitabet yeteneği, ses tonu ve konuşma ritmi çok kötü. Kusura bakmasın.
Hayat başarmakla alakalı bir yanılsama olarak geliyor önümüze hep, oysa sadece şu anda var olmak ve anın farkında olmak ile ilgilidir.
Mutluluk ulaşılması gereken bir hedef değil, hayatı algılamanın ve ona yanıt vermenin bir yoludur.
Gelecekte bir anı beklemek değil, şu anda huzuru hissetmekle mümkündür.