bittiğine ikna olduğum bir ilişkiden çıktım...
oraya vardığımda biliyordum, sonrası daha kolaydı.
umarım cevaplarını sancısız bulursunuz. ❤️
bittiğine ikna olduğum bir ilişkiden çıktım...
oraya vardığımda biliyordum, sonrası daha kolaydı.
umarım cevaplarını sancısız bulursunuz. ❤️
bazen sade derimiz inceliyor, hassaslaşıyoruz. iletişimde kalır mı sevmese? başka yolunu bilse? incittiğini hissetse? dışarıdan bilmek zor?
sevgi bitince tereddüte yer kalmadan biliyorsun içinden.
Haydaaa
Öneri için teşekkür ederim ❤️
Şermin Yaşar'ı sevmiyorum.
İçim sızladı. Bilirim acısını da, kıymetini de. 💔
Teşekkür ederim. ❤️
Kindle ile denedim ama pek muvaffak olamadım. Taşımayı dert etmem de seçme kısmı her zor, hem keyifli.
Yormayacak ve iyi hissettirecek... ❤️
"Hyunam-Dong Kitabevi"ni okumuştum son tatilimde. Ne iyi gelmişti.
yarın yola çıkıyorum. çanta hazırlığı başladı...
okumak için ne alsam yanıma?
Carnivale son bölümü çok heyecanlı! 😬
güreşteki künde olmadığını sezmiştim zaten. 🧐 diğerini çözemedim.
❤️
çeviri çokkk zorluyor...
Hemen kiloya dönmez zaten, bol hareketli günde gömersin. Önümüz yaz, her türlü verilir o kilolar.
🥃 o’clock
Ne kadar çabuk tükertirsen kilo verme hedefine o kadar çabuk başlarsın ya da her 3 kiloda bir pit-stop yaparsın! Ama pideleri ziyan edemezsin. 😍
😍
afiyet olsun!
bayılırım.
her çeşit var.
😂
söz konusu kitap olunca sanırım kötü yakaladı beni. 😂
Beni silkeledi ve tedirgin etti.
Şu an elimdeki kitap bitince, ne okusam dediğimde kitaplığıma gidip seçiyorum.
Az önce filmine denk geldim, -puanı nedense çok düşük-, kitabın elbette yanına bile yaklaşamaz, yine de gerdi beni. Kitap ise hala çok canlı aklımda.
Fahrenite 451’i okuduğum dönemde bir kağıt tedarik sıkıntısı başlamıştı. Kağıt ve kitap fiyatlarında yükselme olur, nicelik ve nitelik azalır korkusu mevcut anksiyetem ile öyle bir alevlendi ki; deli gibi kitap aldım bir dönem. O korkuyla kendi kişisel kitapçımı kurdum özetle.
Andor bittiğine göre Rogue One'ı tekrar izleme zamanı...
🪐🚀
girlpower 👊
En son dön dolaş doktoruma gittim, testimi de oldum. Tescilli DEBim. Çizgili at değil, zebraymışım meğer.
Ege öncesi, evlilik, iş hayatı, üniversite, okul, çocukluk… Bir hayli geri gittim. Bir sürü “komik” hikaye; unutkanlık, yanlış anlamalar, tembellik barındıran.
Okumalar, araştırmalar, kendimle, annemle, arkadaşlarla konuşmalar derken…
Önce dopamin bağımlılığı olabilir dedim, telefonu tv’yi bıraktım. Sonra geriye dönük düşünmeye başladım. 34 yaşında Ege girdi hayatıma, epilepsi teşhisi falan derken pek olağan değildi zaten sonrası.
Bir sene önce eşim evden ayrıldı ve ara ara Ege de babaya gidince, kemiksiz “kendimle” zamanlarım oldu.
Ve bir aydınlanma anında, aslında dikkatimi dağıtan Ege ve Mesut yokken de, dikkatimi pek de verimli yönetemediğimi fark ettim. Dank etti de denebilir.
Bende olmadığına çok emin biri olarak başkalarına teşhis koyduğum gibi (eşim, eşimin annesi) dikkat eksiliğinden şikayet eden bir arkadaşımın belirtilerine “bende de var, normalsin kuzum” demişliğim de vardır.
Ve hatta akademik olarak fena değildim, kitap okumak ve dikkat odaklı aktiviteler (puzzle yapmak gibi) en favorilerimdendir. Sakin ve uyumlu bir insandım.